Sürdürülebilirlik
 

 

Sürdürülebilirlik

 

Şirket performansının sadece finansal verilerle değerlendirilmesi anlayışından uzaklaşılmış ve yatırımcılar, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) konularındaki risk ve belirsizliklerin şirket performansına etkisini değerlendirmelerine imkân tanıyan verileri talep etmeye başlamışlardır. Diğer taraftan, iklim krizinin sebep olduğu küresel ısınma, biyoçeşitlilik kaybı, kuraklık riski, gelir adaletsizliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, iş ve toplumsal etik ihlalleri gibi konuların sebep olduğu finansal, sosyal ve çevresel sorunların göz ardı edilemez boyutlara gelmesiyle, toplumlar sürdürülebilirlik konusunda daha duyarlı ve bilinçli hâle gelmeye başlamıştır. Sürdürülebilirlik konusunda yaşanan bu gelişmeler, şirketleri sorumluluk almaya ve toplum beklentilerine cevap vermek adına; çevre, çalışan hakları, şeffaflık, etik ve hesap verilebilirlik gibi konularda yeni stratejiler geliştirmeye ve faaliyetlerinin çevresel, sosyal ve yönetişim konularına olan etkilerini açıklamaya sevk etmiştir.

 

Söz konusu ihtiyaçlar çerçevesinde, küresel ısınma ve sera gazı salınım oranlarını azaltmak

amacıyla 197 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansında (COP26); Uluslararası Muhasebe Standartları Vakfı tarafından Uluslararası

Sürdürülebilirlik Standartları Kurulunun (ISSB) kurulduğu ilan edilmiş ve bu sayede her geçen gün önemi artmakta olan sürdürülebilirlik raporlaması kurumsal ve küresel bir geçerlilik kazanmıştır.

 

Sürdürülebilirlik alanında yaşanan bu gelişmeler, ülkemizde de yakından takip edilmekte olup,

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ve 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de yapılan

değişikliklerle, “uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarını belirlemeye ve yayımlamaya, gerektiğinde değişik işletme büyüklükleri ve sektörler itibarıyla farklı düzenlemeler yapmaya ve bu konularda denetim yapacakları yetkilendirmeye ve gözetime tabi tutmaya” Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu yetkili kılınmıştır.

 

 

 

 

 

 

Kurumsal Sürdürülebilirlik

 

Kurumsal sürdürülebilirlik, şirketlerin ekonomik başarıyı sosyal sorumluluk ve çevresel koruma ile entegre ederek uzun vadeli değer yaratma yaklaşımıdır. Bu, şirketlerin sadece kâr elde etmeye odaklanmadığı, aynı zamanda toplumsal ve çevresel etkilerini de göz önünde bulundurduğu bir yaklaşımdır.

 

Ulusal ve uluslararası müvekkil şirketlerimize kurumsal sürdürülebilirliğin çevre, iklim, sağlık ve güvenlik bağlamında multidisipliner çözüm ortaklarımız ile risk ve fırsat analizi yapılarak raporlama hizmeti ve sürdürülebilirlik danışmanlığı verilmektedir.

 

Bu konuda genel itibariyle önemli birkaç hususun altını çizmenin faydalı olacağı kanaatindeyiz:

 

1.     Kurumsal Sürdürülebilirliğin 3 Temel İlkesi

 

1.1.         Ekonomik Sorumluluk: Şirketlerin, hissedarlarına değer yaratma sorumluluğu vardır. Ancak, bu değeri sürdürülebilir bir şekilde yaratmak, uzun vadeli başarı için kritiktir.

1.2.         Sosyal Sorumluluk: Şirketlerin, çalışanlarına, müşterilerine ve topluluklarına karşı sorumlulukları vardır. İyi çalışma koşulları, eşitlik ve toplulukların desteklenmesi bu ilkenin temel bileşenlerindendir.

1.3.         Çevresel Sorumluluk: Şirketlerin, doğal kaynakları koruma ve çevresel etkilerini minimize etme sorumluluğu vardır. Bu, enerji verimliliği, atık yönetimi ve sürdürülebilir kaynak kullanımı gibi uygulamaları içerir.

 

2.     Sürdürülebilir Kalkınma Araçları

 

 

2015 yılının Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele etmek hedefiyle 2030 yılında tamamlanan bir yol haritası olarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını (SKA) kabul etti. Tüm milletlere yönelik ve kimseyi geride bırakmayacak şekilde düzenlenen “2030 Gündemi”nin temelinde arzuladığımız dünyayı açık bir şekilde tanımlayan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı (SKAler) bulunmaktadır. Farklı gelişmişlik seviyesindeki ülkelere yönelik oluşturulan SKA’ler her ne kadar hükümetler için uygulanabilir hedefler olarak kurgulanmış olsalar da bu hedeflerden her birinin başarıya ulaşmasında sorumlu iş dünyası uygulamaları, yeni iş yapış şekilleri, yatırım, yenilikçilik, teknoloji ve işbirliği aracılığıyla iş dünyası kilit bir rol oynamaktadır.

 

2.1.         Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Ne Anlama Geliyor?

 

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA’ler) farklı gelişmişlik seviyesindeki ülkeler için geçerli 17 evrensel hedeften oluşan bir eylem çağrısıdır. Yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak, tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak ve küresel ve yerel sürdürülebilir kalkınma uygulamalarına bir çerçeve oluşturmak amacıyla 2030’da tamamlanacak bir yol haritası ortaya koymaktadır. SKA’ler, Birleşmiş Milletlere üye ülkeler tarafından Eylül 2015’te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilip 1 Ocak 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hükümetler tarafından 2001 yılında kabul edilip Aralık 2015 tarihinde geçerliliğini yitiren Binyıl Kalkınma Hedeflerini takiben ve bu hedefler üzerine inşa edilmiştir.

 

 

A screenshot of a computer

Description automatically generated

2.2.         SKA’lere Ulaşmak İş Dünyası Açısından Nasıl Fırsatlar Yaratır?

 

SKA’leri anlayıp, bu hedefleri iş dünyası uygulamaları ile bütünleştirmek iş dünyasına önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu fırsatlardan bazıları:

 

2.2.1.      Yeni iş fırsatları yaratır

SKA’ler küresel, kamusal ve özel yatırımları kendi temsil ettikleri sorunları çözmeye yönlendirmektedir. Bu şekilde, yenilikçi çözümler ve dönüştürücü değişiklikler sunabilen şirketler için yeni iş ve pazar fırsatları yaratmaktadır.

 

2.2.2.     Kurumsal sürdürülebilirliğin değerini artırır

Kurumsal sürdürülebilirliğin iş dünyası için yarattığı katkı hâlihazırda açıkça ortaya konmuş olsa da, SKA’ler sürdürülebilirlik için ekonomik teşviklerin güçlendirilmesine katkıda bulunabilmektedir.

 

2.2.3.      Paydaş işbirliklerini güçlendirir ve mevzuat değişikliklerinin takip edilmesini sağlar

SKA’ler paydaşların sürdürülebilirlik beklentilerinin yanı sıra uluslararası, ulusal ve bölgesel ölçekte üretilen politikaları da içinde barındırmaktadırlar. Stratejilerinde önceliklerini SKA’ler ile uyumlu hale getirmiş şirketler müşterileri, çalışanları, sivil toplum ve diğer paydaşlarla olan ilişkilerini güçlendirmektedirler.

 

2.2.4.     Toplumları ve piyasaları dengede tutar

Uyumun olmadığı toplumlarda iş dünyası da başarısını sürdürememektedir. SKA’ler ile uyumlu gerçekleştirilen yatırımlar; kural bazlı piyasaların, şeffaf finans sistemlerinin, iyi yönetilen ve yolsuzluğun engellendiği kurumların devamlılığına katkı sağlayarak iş dünyasının başarısını desteklemektedir.

 

2.2.5.     Dil ve amaç ortaklığı yaratır

SKA’ler, etki ve performans odaklı daha etkili bir iletişim kurmak amacıyla iş dünyasının paydaşlarıyla ortak bir çerçeve ve dil belirlemesine destek olmaktadır. SKA’ler, paydaşları bir araya getirerek dünyanın en kısa zamanda çözüme ulaşması gereken toplumsal sorunlarının ele alınmasına yardımcı olmaktadır

 

 

 

 

 

 

 

3.     Sürdürülebilirlik Düzenlemeler ve Tarihçesi

 

 

 

 

 

 

 

 

4.     Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları

 

Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ve bu standartların uygulama kapsamına İlişkin Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun kurul kararı 32414 sayılı ve 29.12.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanmıştır.

 

Buna göre kurum, kuruluş ve işletmeler tarafından hazırlanacak Sürdürülebilirlik Raporlarında, Uluslararası Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (“IFRS”) bünyesinde oluşturulan Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (“ISSB”) tarafından yayınlanan IFRS S1 (“General Requirements for Disclosure of Sustainability-related Financial Information) ve IFRS S2 (“Climate-related Disclosures”) standartlarının belirlenmesine karar verilmiştir.

 

Kararda TSRS 1 (“Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler”) ve TSRS 2 (“İklimle İlgili Açıklamalar”) adlarıyla yayınlanan standartların kabulü ile uluslararası alanda geçerlilik ve uygulamada yeknesaklık sağlanması amaçlanmaktadır.

 

5.     Zorunluluk Unsuru

 

İlgili Kararın 3 üncü maddesinde sürdürülebilirlik uygulaması kapsamına giren işletmeler sayılmaktadır. Buna göre;

 

Aşağıdaki “Kurul Kararının 3 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasında Sayılan ve Hadlere Tabi Olan İşletmeler Listesi” başlıklı listede yer alan işletmeler arasından;

 

·       Aktif toplamı 500 Milyon Türk Lirası

·       Yıllık net satış hasılatı 1 Milyar Türk Lirası

·       Çalışan sayısı 250 kişi ölçütlerinden en az ikisinin eşik değerlerini art arda iki raporlama döneminde aşan işletmeler zorunlu uygulama kapsamına dâhildir.

 

19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenleme ve denetimine tabi bankalar, her ne kadar aşağıdaki listede sayılmış olsalar dahi, herhangi bir eşik değere tabi olmaksızın zorunlu raporlama kapsamındadırlar. Ancak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde yer alanlar bankalar bu uygulamadan muaf tutulmuştur.

 

Zorunlu olmamakla birlikte, kapsam dışında yer alan işletmeler de gönüllülük esasına göre Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarına uygun raporlama yapabilirler.

 

-Kurul Kararının 3. Maddesinin Birinci Fikrasinda Sayilan Ve Hadlere Tabi Olan İşletmeler Listesi

 

a) 6362 sayılı Kanun uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden;

(1) Yatırım kuruluşları,

(2) Kolektif yatırım kuruluşları,

(3) Portföy yönetim şirketleri,

(4) İpotek finansmanı kuruluşları,

(5) Merkezi takas kuruluşları,

(6) Merkezî saklama kuruluşları,

(7) Veri depolama kuruluşları,

(8) Sermaye piyasası araçları bir borsada veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören veya işlem görmeleri amacıyla Sermaye Piyasası Kurulunca onaylanmış geçerlilik süresi bulunan izahname veya ihraç belgesi bulunan anonim şirketler,

(9) Bir borsada veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem görmemekle birlikte halka arz edilmeksizin pay hariç sermaye piyasası aracı ihraç eden (ihraç ettikleri sermaye piyasası araçlarının itfa edildiği hesap döneminin sonuna kadar) veya bu amaçla Sermaye Piyasası Kurulunca onaylanmış geçerlilik süresi bulunan ihraç belgesi olan anonim şirketler,

 

b) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenleme ve denetimine tabi işletmelerden;

(1) Bankalar,

(2) Derecelendirme kuruluşları,

(3) Finansal holding şirketleri,

(4) Finansal kiralama şirketleri,

(5) Faktoring şirketleri,

(6) Finansman şirketleri,

(7) Varlık yönetim şirketleri,

(8) Finansal holding şirketlerinde ve bankalarda 5411 sayılı Kanunda tanımlandığı şekliyle nitelikli paya sahip olan şirketler,

(9) Tasarruf finansman şirketleri.

c) 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet göstermekte olan sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri.

ç) Borsa İstanbul Piyasalarında faaliyet göstermesine izin verilen; yetkili müesseseler, kıymetli madenler aracı kurumları, kıymetli maden üretimi veya ticaretiyle iştigal eden şirketler.

 

6.     Sürdürülebilirlik Raporlamasının Faydaları

§  Finansal ve finansal olmayan performans arasındaki bağlantıyı vurgular.

§  Performansın şirket içinde ve şirketler ve sektörler arasında karşılaştırılmasına olanak sağlar.

§  Süreçleri düzenler, maliyetleri düşürür ve verimliliği artırır.

§  Şirket itibarının ve marka sadakatinin artırılmasına yardımcı olur.

§  Çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki başarısızlıkların önüne geçilmesine yardımcı olur.

§  Olumsuz çevresel, sosyal ve yönetişim etkilerinin azaltılması veya tersine çevrilmesine katkıda bulunur.

§  Dış paydaşların şirketin gerçek değerini, maddi ve maddi olmayan varlıklarını anlamalarını sağlar.

§  Risk ve fırsatların daha iyi anlaşılmasını sağlar.

§  Uzun vadeli yönetim stratejisi ve politikası ile iş planlarını etkiler.

§  Sürdürülebilirlik performansının yasalar, normlar, kodlar, performans standartları ve gönüllü girişimler açısından karşılaştırılmasını ve değerlendirilmesini sağlar.

7.     Sürdürülebilirlik Teşvik ve Destek Uygulamaları

Ticaret Bakanlığının Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği'yle, ihracatçı firmaların, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında kurumsal sürdürülebilirlik odaklı dönüşümlerinin sağlanabilmesi için farkındalık oluşturulması, mevcut durumun iyileştirilmesine yönelik yol haritasının belirlenmesi, şirketlerin ulusal ve uluslararası fonlara erişimlerinin kolaylaştırılması hedefleniyor.

Gümrük Birliği Anlaşması ve Türkiye'nin toplam ihracatı içinde yüzde 40'ın üzerinde aldığı pay dikkate alındığında dış ticarette Türkiye'nin en önemli partneri olan Avrupa Birliği (AB) ile gelecek dönemde ticaretin kurallarını sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm belirleyecek.

 

AB tarafından "Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM)" kapsamında belirlenen 5 sektör (demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen) ile tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yeşil dönüşüm sürecinden en hızlı ve en fazla etkilenen sektörler olacakları öngörülüyor. Bu kapsamda, 2023'te bu sektörlerce AB'ye gerçekleştirilen ihracat, AB'ye gerçekleştirilen toplam ihracatın yüzde 34'ünü oluşturdu.

Türkiye'nin ihracatının bu dönüşüm sürecinden olumsuz etkilenmemesi ve ihraç pazarlarını kaybetmemesi adına, ihracatçıların konuya ilişkin farkındalıklarının artırılması ve sürece ilişkin yol haritasının oluşturulmasına yönelik kapsamlı bir destek sağlanması hayati önem taşıyor.

Bu çerçevede, ilgili paydaşlarla, yoğun bir çalışma sonrası hazırlanan Avrupa Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Söz konusu destekle, ihracatçı firmaların, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında kurumsal sürdürülebilirlik odaklı dönüşümlerini sağlayabilmeleri için farkındalığın oluşturulması, mevcut durum analizinin yapılması, bu durumun iyileştirilmesine yönelik yol haritasının belirlenmesi, şirketlerin ulusal ve uluslararası fonlara erişimlerinin kolaylaştırılması hedefleniyor.

Oluşturulan bütüncül destek modeliyle, herhangi olgunluk seviyesindeki bir firma için zorunluluk ve belirsizlik olan bu süreç, kriterleri ve parametreleriyle tanımlanacak, nerede durduğu ve nereye varması gerektiği belirlenecek, altyapının dönüştürülmesi konusunda yol gösterilecek.

Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği'nin bu hedefleri doğrultusunda, şirketlerce alınan danışmanlık hizmeti giderleri, 5 yıl süresince, yüzde 50 oranında ve toplamda 10 milyon liraya kadar Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenecektir.